Bir Çalışan Gözünden “Huawei”

Standard

Merhabalar;

Huawei’de çalışmaya başlamamın üzerinden 1 sene geçmiş. Bu süre zarfında birçok anı biriktirip, çok değerli insanlarla tanışma fırsatı buldum. Çalışmaya başlarken 1 senenin sonunda böyle bir yazı yazacağıma dair kendime bir uyaran kurmuştum ve geçenlerde bu bildirimin gelmesiyle gördüklerimi, yaşadıklarımı yazıya dökmek istedim…

Öncelikle işe başlama prosedürü ile başlamak istiyorum. Huawei’de çalışmaya başlayan her mühendis zorunlu olarak 2 aylık bir eğitim sürecine tabii tutularak süreç başlamakta. Probation süreci adı verilen bu sürece ister Junior seviyesinde bir geliştirici olun ister Senior seviyesinde deneyimli bir uzman, bu eğitime katılıp yapacağınız işin oryantasyonuna yoğunlaşmanız şirketin sizden 2 ay süresince tek beklentisi olmakta. Bu etapta size rehber olarak deneyimli bir ekip arkadaşınız sizin Tutor’unuz olarak atanmakta ve kendisini her türlü soru ile darlayabileceğiniz bilgisi sizinle paylaşılmakta. (2 ay boyunca yakasından düşmediğim, şu an da dostum olan Özcan YARIMDÜNYA’ya teşekkürlerimi sunarım, sabırla aklıma gelen en uçuk kaçık fikirleri bile tartışabildiğim harika bir dost kazandım.)

Probation

Bu sürecin aslında tek amacı sizin işinize konsantre olmanız ve dahil olacağınız projeye adapte olmanız değil. Huawei bu süreç içerisinde NEO(New Employe Orientation) adı verilen bir eğitim düzenleyerek 1 hafta süresince aktif olduğu bütün sektörlerinden tutun da ofis ortamında başınıza gelebilecek olası bir terör saldırısında neler yapmanız gerektiğine, aldığınız maaşın her bir kuruşunun size gelirken ne kadarının vergiye, ne kadarının diğer kurum ve kuruluşlarına gideceğine dair detaylı eğitim vermekte.

Yine bu sürecin ilk ayının sonuna geldiğinizde şirket, sizden 1 ay süresince öğrendiklerinizi sunmanızı bekliyor. Tutor’unuz ve bir (bazen ekibinize bağlı olarak sayı artabilmekte) yönetici ile birlikte sunumunuzu yapıyorsunuz. Eksik görülen kısımları bu sayede tespit ederek daha sağlam temeller edinmeniz amaçlanıyor.

2. ayın sonunda ise sizden final sunumu yapmanız bekleniyor. Şirket bünyesinde çalışan birden fazla ulus olduğu için, sözleşmeniz dahil olmak üzere her döküman ingilizce olarak paylaşılıyor ve sizden de 2. sunumunuzu ingilizce olarak sunmanız isteniyor. İlk ay genel olarak departmanınızın çalışma alanına dair genel bilgiler edinirken, 2. ayda spesifik olarak bulunduğunuz pozisyonda çalışacağınız projenin minyatürünü ya da direkt olarak projeden ufak işler alarak probation sürecini tamamlıyorsunuz.

Bu arada Huawei’de mesai saatleri sabah 08:00 da başlıyor, akşam 17:00 da bitiyor. İstanbul’un hemen her yerine servis imkanı sağlarken, “şahsi aracım var ve onunla gelmek istiyorum” dediğiniz noktada da yol yardımı olarak belirlenen ücret size ödeniyor.

Çalışma Ortamı

Türkiye ofisinde şu an 1500 civarında çalışan bulunmakta ve ofis Ümraniye’de. Bu sayının yaklaşık 500 kadarının mühendis olduğu ortamda Python’ından Java’sına, GNU/Linux’undan Free BSD’sine her alanda bilgili birilerine ulaşıp, projeniz veya merak ettiklerinizi danışabileceğiniz birilerini bulmak mümkün. Olurda çok spesifik bir alanda yardıma ihtiyaç duyduğunuz durumda ekip liderinize durumu belirttiğinizde dünyanın 14 farklı yerinde bulunan Ar-ge ofislerinden birinde sorularınıza cevap bulabileceğiniz birilerini buluyorsunuz. Eğer tüm buna rağmen bulamıyorsanız o zaman bu adamın siz olması için de hiçbir destekten kaçınılmıyor 🙂

Ha bir de Huawei’de öğle araları 1.5 saat. Çalışanların devlet dairesi gibi kurumlarda işlerinin olması durumunda halledebilmeleri için öğle arasına yarım saat daha eklenmesi uygun görülmüş.

Eğitime Dair Hassasiyet

Huawei’nin belki de en çok hoşuma giden özelliklerinden bir tanesi. Şirket sizin kendinizi geliştirmenize azami önem vermekte. Bu bağlamda şirket içi 2000+ kursun olduğu ve istediğiniz kursu anında almanıza imkan sağlayan udemy hesabı sağlamaları, ayda 4 gün eğer yüksek lisans yapıyorsanız sonradan shift usülü ile haftada bir gün Üniversiteye gidebilmeniz gibi opsiyonlar bulunmakta. Bunların dışında sürekli olarak yapılan şirket içi teknik ve sosyal eğitimler sayesinde öğrenmeye hevesli biriyseniz kendinizi bir bilgi selinde bulabiliyorsunuz. Bazen paralel oturumlar nedeniyle eğitim kaçırdığınız için üzülmekte buna dahil 🙂

Eğitime dair sağlanan bir diğer imkan ise şirketin yüksek lisans programları için önemli vakıf üniversiteleri ile anlaşmalı durumda olması. Bu sayede eğer yüksek lisans yapmayı düşünüyorsanız bu Üniversiteleri tercih etmeniz durumunda çok daha uygun fiyatlar ile yüksek lisansınızı yapabiliyorsunuz.

Sınırsız Teknolojik Materyal

Aslında “sınırsız” kelimesi benim kullanmaktan çoğu zaman imtina ettiğim bir kelimedir. Ancak bu sefer gönül rahatlığıyla ufkunuzun ulaşabildiği limitlerden öte bir sınırsızlıktan bahsedebilirim. Benim gibi “keşke bir sunucu olsa da Ram’ine doyamasak” ya da “Şöyle bolca bir alanımız yok ki veri depolayabilelim” diye sürekli yönetici darlayan bir tipseniz bu konuda da büyük bir süpriz sizi bekliyor. Huawei’nin yaygın bilinirliğinin telekomünikasyon sektörü olması nedeniyle bir telefon firması olarak anılsa da, buzdağının görünmeyen yüzünde çok daha fazlası var. Baz istasyonlarından tutun da dev ölçekli bulut çiftlikleri için oluşturulmuş Rackspace’lere, Büyük veri işlemek için icat edilmiş özel mimarilere dek birçok cihaza sahip. Üstelik bu cihazlara lab üzerinden kolayca erişebiliyor ve içlerinde at koşturabiliyorsunuz. 256 GB ram’li bir makine de daha önce hiç konsoldan pac-man oynadınız mı? 😊

Peki Etkinlikler?

Bu konuda gördüğüm diğer firmalara nazaran Huawei biraz geri planda kalabilir. Tabii böyle söyleyince hiç happy hour yapmıyor, yılbaşında partilemiyoruz gibi algınlanmasın. Her hafta happy hour yapmıyor oluşumuzdan şikayetçi olabilirim ancak 🙂 Bunun dışında belli aralıklarla happy hour, her doğum gününde pastalarımız böreklerimiz, ara-sıra kahvaltı buluşmalarımız, bilhassa yılbaşında eğlencenin sınırlarını görebiliyoruz. Mesela geçen yaz keyifli bir Rafting etkinliğimiz olmuştu. Yılbaşında da denize nazır bir yemeğin ardından yatta partiye devam etmiştik. Daha önce restorana yanaşan bir yat görmediyseniz komik bir anı oluyor tabii tüm bunlar.

Ödül Sistemi

Huawei içerisinde başarılarınız ödüllendirildiği “sparkling” adı verilen bir sistem mevcut. Gösterdiğiniz performans dahilinde yaptıklarınız yöneticileriniz tarafından sparkling denilen belirli seviyelerde maddi ödüllere sahip. Ayrıca haftalık olarakta “haftanın kahramanları” şeklinde bir sistem ile de başarılarınız desteklenmekte.

Yöneticiler

Geliştiricilerin en çok muzdarip oldukları konulardan birisi olduğu için değinmeden geçmek istemedim. Şüphesiz bir projenin yönetimi aslında o projenin kaderini belirlemekte hayati öneme sahip. Anlaşamadığınız bir yönetici işe ayaklarınızı sürüyerek gitmenize sebep olabiliyor. Huawei bu konuda farklı bir anlayışa sahip diyebilirim. Kendi ekibinizdeki yöneticilerin hemen hepsi Huawei içerisinde yetişmiş, Junior developer olarak başladıktan sonra yönetici olarak görev almaya başlamış insanlar. Haliyle bu da ast-üst ilişkisinden ziyade abi-kardeş ilişkisi kurmaya çok daha imkan tanımakta. Aynı yoldan geçen geliştiriciler size bürokratik acılar çektirmektense sizi en hızlı şekilde çözüme kavuşturmaya gayret ediyor. Nasrettin hocanın dediği gibi “bana damdan düşeni getirin” misali 🙂

Şimdiye kadar gördüğüm yöneticilerin hepsi imkanlar dahilinde yaptıklarınızı sürekli destekleyen, bir sorun olduğunda kızmak ya da sizi aşağılamak gibi demoralize eden hareketler yerine sorunları “nasıl en hızlı ve yapıcı şekilde çözebiliriz?” dürtüsüyle hareket eden insanlar oldular.

Bu arada kendisinden sürekli sunucu isteklerimi kırmayıp beni sunucuya boğan Enver GÜL’e, “ağbii, bana sağlam bir donanım lazım, kendi sistemlerimizi kursak ya?” dediğimde Devops tarafını çekinmeden kucağıma bırakan Caner KOÇER’e ayrıca teşekkür ederim. 😂

Şirket İçi Alternifler

Huawei içerisinde sağlanan bir diğer imkansa departman değiştirebilme özgürlüğü. Diyelim ki bir proje üzerinde çalışıyorsunuz ama mutlu değilsiniz. Bütün çözümler yetersiz kaldı ve kendinizi o ekipte iyi hissetmiyorsunuz. Bu durumu yöneticiniz ile paylaştığınızda başka bir ekibe hatta komple başka bir departmana pozisyonunuz dahilinde kaydırılarak çözüme gidilebilmekte.

Yine çalıştığınız iş gereği yurtdışına çıkmanız Huawei içerisinde hayli olası bir durum. Şu an da dünya üzerinde 14 farklı ülkede R&D ofisi olan bir kurum olarak, bir ülkeye destek vermek, yeni bir teknoloji öğrenmek, bir projenin ilerleyişini takip etmek üzere yurtdışına çıkabilmeniz gayet olası.

Önce Güvenlik!

İçerisinde özel veri olan herşey güvende tutulmalıdır. Bu konuda kendi deneyimlerim olsuni çevremdeki arkadaşlarımdan da gözlemlediklerim olsun diyebilirim ki güvenliği daha sıkı uygulayan bir firma ile henüz karşılaşmadım. Huawei 6 ayda bir çalışanlarını güvenlik sertifikası kapsamında sınavlara ve eğitime tabii tutarak bu duruma maksimum önem vermekte. Çalıştığınız sistemleri dahi birbirinden yalıtarak güvenliğin sürekli olarak ön planda tutulmasını sağlarken, sürekli yayınlanan bildirilerle de bu durumu güncel tutmakta.

İşleyişe Dair Şeffaflık

Yılbaşı partimizden…

Aslında bu pek ülkemizde yaygın olmayan bir durum. Genellikle şeffaflık anlayışı konu geliştiriciler olunca biraz unutulan bir konu. Huawei de ise durum biraz farklı. Düzenli olarak her 3 ayda bir departman yöneticisi bir toplantı organize ederek, departmanın o çeyrekte ne durumda olduğunu, hangi hedeflerde başarı gösterilebildiği, hangi hedeflerde başarısız olduğunu, bu başarısızlıkların olası sebeplerini ve bunların üstesinden gelmek için neler planladığını ekibi ile paylaşmakta. Sonrasında ise önümüzdeki çeyrek planları ve ekip düzenlerine dair planları paylaşmakta. Kimi zaman fırtınalı geçse de bu toplantılar yapıtaşlarından birisi olduğunuz ekibin bir bütün olarak ne yaptığını ve neye doğru yöneldiğinizi görmenizde önünüzü görebilmenizde önemli bir vizyon sağlıyor. Bununla birlikte 6 aylık periyotlarla, Türkiye ofisi yöneticisi bir oturum düzenleyerek yine genel olarak ülke Ar-ge ofisinin durumuna dair açıklama yaparak, anonim bir platformdan sorulan her soruyu erinmeden yanıtlıyor. (son oturumda 50’den fazla soru yanıtlanırken ben bile sıkılmama rağmen kendisi azimle bütün soruları yanıtladı.)

COVID-19 Sürecinde Huawei

Bu başlığı özellikle son 2 aydır içerisinde bulunduğumuz durumda, Huawei’nin tutumunu açıklamak için yazmak istedim. COVID-19 henüz sadece Wuhan’da ortaya çıkmışken Huawei önlemler almaya başladı. Ofis içerisindeki her kata sabit el dezenfektanları yerleştirildi. Günlük olarak COVID-19’un durumu, hastalığa dair alınması gereken önlemlere dair bilgilendirme mailleri paylaşılmaya başlandı. Birkaç hafta sonra henüz ülkemize gelmemişken maske temini ve girişlerde ateş ölçümüne başlanmıştı. Diğer birçok firma henüz ne yapacağı konusunda tedirginken “evden çalışma” stiline Huawei başlamış, önce ekipleri ikiye bölerek bir gün bir ekip, diğer gün öteki ekip evden çalışarak bu geçiş sürecini olabilecek en uygun şekilde yöneterek, 2 haftanın sonunda komple evden çalışma stiline geçmek için gereken ekipmanları sağlayıp çalışanlarını başarı ile bu salgından korumayı başardı .

Aklınıza takılan ya da merak ettiklerinizi bu başlıktan altında sormaktan çekinmeyin 🙂

Print Friendly, PDF & Email

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir