Sessiz Gelişen bir Distro, Manjaro

Standard

Yaklaşık 4 yıldır linux kullanmaktayım ve gerçekten linux kullanmaktan haz duyan birisiyimdir. Konsolla cebelleşip günlerce ekran kartını tanıtma da yaşadığım zorlukları, wifi problemlerini, wine ile photoshop ilk kez photoshop’u açtığımdaki heyecanı dün gibi hatırlıyorum. Elbette linux, kullancısı sayısı az bir işletim sistemi, zaten insanların %80-90’ı bilgisayar = Microsoft algısına alıştığından linux bilen kişilerden bir de Manjaro’cuları seçmeye kalktığımızda gerçekten küçük bir rakamla karşılaşıyoruz.

Şimdiye kadar elimden 10’larca dağıtım geçti desem yeridir. Elbette hepsi değerli, kimisi fedora sever, kimisi ubuntu, ben yaklaşık 1 yıldır Manjaro kullanmaktayım ve gerçekten hızlı geliştirilen ve aşırı kullanışlı bir dağıtım.

Bir kere dağıtımı özel kılan özelliklerden birisi Arch tabanlı oluşu. Bilenler vardır, Arch aslında yüksek konfügrasyon ayarları olan, daha çok bilinçli ve tecrübeli kullanıcılara hitap eden bir dağıtımdır. Zaten hedefi de bu olduğundan fazla ses çıkarmaz genelde arch kullananlar, kullanır geçerler 🙂

Oysa Manjaro, Arch tabanlı, üstelik çok daha rahat kullanım imkanı sunan bir sistem, kurulumunda sizin için ekran kartı konfügrasyonunu 1 çırpıda halleden, donanımlarda genellikle problem çıkarmayan, muhteşem sadelikte ve profesyonel görselliğe sahip bir dağıtımken neden tercih edilmediğini bir türlü anlayabilmiş değilim.

Aslında bir çok linux kullanıcısının Manjaro’dan haberi yok. Ben de şans eseri kendisine bir şans tanıdığım için tanışma fırsatım oldu. Kendisi de zaten tazecik, şu an 0.8.13 sürümündeler, henüz 1.0  çıkarmış değiller. Acaba 1.0 ile ne çıkaracaklar büyük meraklarımdan birisidir. Tüm bunların yanında Manjaro’nun sağlam bir geliştirici ekibinin olması sevindirici. üstelik bunlardan biriside türk. Kendisi özellikle bir yandan forumla, bir yandan facebook sayfasıyla bir yandan dağıtımla ilgilenmekte. Kendisini de azminden dolayı takdir ediyorum.

Manjaro birkaç arayüze sahip aslında:

Umarım ülkemizde Manjaro kullanıcıları artar ve böylesine güzel bir dağıtım tanınır. Bu sayede hem dağıtımın gelişmesine katkı sağlanmış olur, hem de insanlarımız için kolaylık olur 🙂

Etkinlik Var, Gelen Yok?

Standard

Neredeyse yarım dönemdir Yalova Üniversite’sinde Oyun Programlama ve Animasyon Kulübü başkanlığı yapıyorum. Kulübü açan değilim ama kulüp için didinmiyorum desem kendime haksızlık etmiş olurum…

İnsanlara “Blender kursu açsak gelirmisiniz?” sorusunu sorduğumda herkesten “Aaa blender, modelleme değil mi? tabii ki gelirim!” tepkisini aldım. Bu dersi veren hoca ile görüşüp kursu açtık, İlk hafta 15-20 kişilik bir sayıyla güzel bir giriş yaptık, sonra? sonrası yok…

İnsanlara bu tarz etkinliklerden bahsedince hemen “ders” gözüyle bakılmakta. Kimse bu tarz etkinlikleri hobi olarak görmüyor. Final haftası herkes finalimiz var diye iptal edilmesini istedi, hoca sağolsun eyvallah dedi, ee finalden sonraki hafta? Kardeşim sen finalden sonraki haftada tatile gidiyorsun onu napıcaz?

Bir kısım finalden sonra gelmiş ( Bir kısım derken aklınıza büyük rakamlar gelmesi 4-5 kişi) bir sonraki hafta (yani bu hafta) gelen sayısı 5, sonuç?

Kendinizi hocanın yerine koyun, milyarlık ders veriyorsun talep yok, neden kurs açasınız? En basitinden şu an bir mimari çizimin bedeli 500-600 lira taban fiyattan başlıyor, milyarlık bir konudan bahsediyorum aslında. Tabii ki her üniversitede olduğu gibi bizim de etkinlik algımız ;

if(dersle_alakali_etkinlik = true)
ozenle_takip_et();
else
canin_sıkılırsa_git();

Algoritmasına göre işlediği için, hem hocamız şevkini kaybetti hem de böylesine hem zevkli hem de 3. sınıfta ders olduğunda bölüm öğrencilerinin de işine yarayacak bir eğitim fırsatı kaçıp gitmiş oldu. Velhasıl blender kursu ne yazık ki kapandı…

Meraklısına en son geldiğimiz modelleme :

Qbasic64 İçin Dev Kaynak!

Standard
Qbasic logosu

Qbasic

Yaklaşık 1 aydır Qbasic için proje yapıp, dili tanıtmak için döküman oluşturmaya ve örneklerle gerçekten faydalı bir döküman yazmaya çalışıyorduk. Araştırmalar sırasında üzücüdür ki Türkçe kaynak sayısının yok denecek kadar az olduğunu farkettim. Aslında “Programlama Dilleri” ödevi olan bu projeyi paylaşıp, öğrenmek isteyen herkesin faydalanmasını istedim.

Dilin anlatımı bana ait, Piyano örneği Halit Cem Tarakçı’ya, Dragon örneği ise İlker Epik’e aittir. Kendilerine de azimlerinden dolayı teşekkür ederim.

Linkten indirebilirsiniz:

https://yadi.sk/d/eN-zffcPgDvC9

Sonunda Sayfam Hazır!

Standard

Yaklaşık 1 günüme mâl olmuş olsada sonunda temasıydı, Seo ayarlarıydı derken sitem hazır, elimden geldiğince güncel bir blog tutmaya özen göstereceğim. Umarım faydalı olur 🙂