Linux Yaz Kampı 2016

Standard

Merhaba;

Her yıl düzenlenen (artık) geleneksel (diyebileceğimiz) “Linux Yaz Kampı”nın 2016 yılı etkinliğinde PHP sınıfında eğitmen olarak bulunmaktayım. Bu güzel atmosfere dair birşeyler yazıp etkinliği bilmeyen veya katılmamış insanlara bir nefeslik bile olabilse bu etkinliği anlatmak istedim.

Öncelikle Bu sene eğitmen olarak katılmam dolayısıyla işin mutfağına girmiş oldum. Daha önce 2 kere farklı eğitimlerine (PHP ve Linux Sistem Yönetimi 1) öğrenci olarak katılıp, hocalara inatla soru soran, yer yer bıktıran öğrenci profilinden birşeylere yardımcı olmaya çalışmak adına çırpınan eğitmen profiline evrildim 🙂

Şunu gördüm ki öncelikle mutfakta gerçekten hummalı bir çalışma var. Buraya gelen eğitmenler, öğrenciler geldiğinde “acaba eğitimi nasıl verirsek gelen kişiler daha performanslı şekilde öğrenirler?” sorusundan tutun da “canları Iced Chocolate Mocha” çekerse bunu nasıl temin edebiliriz?” sorusuna kadar her ayrıntı için çaba sarfetmekteler. Gelen yüzlerce yeni kişi o heyecanla çevrede gezinirken, ortalıkta bir karmaşa olmadan herkesi doğru yöne yönlendirilip, insanları koordine etmenin nasıl ciddi bir iş olduğunu da bu sayede görmüş oldum.

 

Benim bu kampın sevenlerinden olmanın aslında temel nedeni, gelen insanların -gerçekten- bu eğitimler için hem eğitmenler hem de öğrenciler açısından büyük efor gerektirmesi. Bu sebepten de elbette gelen herkesin gözleri parıl parıl ve herkes tam motive şekilde. Banklarda oturmuş linux üzerine sohbet eden insanlar, bir köşede çayını/kahvesini içerken bu konuda gelişmeleri aktaran bilgili kişiler, bir başka köşede artık bu işde ekol kabul edilmiş hocaların (bknz:Engür Hoca ile Korsan Eğitim Saatleri) inanılmaz lezzetli sohbetleri ile burası tam bir teknoloji çılgınlarının buluşma mekanı olmuş durumda. Yani buraya geldiğiniz zaman “zil çaldı, hadi mola verelim” “zil çaldı hadi derse” modunda bir ortam yok, hiçbir zaman da olmadı da. Daha çok “merhaba ben … şuradan geliyorum, … yerinde çalışıyorum, … eğitimindeyim, siz hangi eğitimdesiniz şu an ?” şeklinde başlayan sohbetler buranın asıl tadını oluşturmakta. Bu sohbetler sayesinde birçok yeni insan birbiriyle tanışıyor, fikir alışverişinde bulunuyor, kamp bittiğinde irtibatını koparmayıp kendini geliştiriyor.

Tüm bunların yanında kesinlikle çılgınlar gibi bir bilgi aktarımı da söz konusu. Sabah 9.30 da başlayıp, 21.30’a kadar öğlen ve akşam araları ile eğitimler sürmekte. Herkes harıl harıl birçok alanda ufuklarını genişletmekte.

 

Kamp ile alakalı izlenimlerimi bu başlık altından sürdürmeyi planlıyorum, imkanım olursa belki birkaç anlatım bile ekleyebilirim, kısacası eğer yılın bu zamanında sıcaktan bunalmışsanız, bilgisayar konusunda hevesliyseniz ve ayırabileceğiniz 15 gününüz var ise, LYK kesinlikle çok faydalı ve eğlenceli bir seçenek olacaktır 🙂

Unutmayın, bilgi paylaştıkça çoğalır…

banner

 

Özgür Yazılım ve Linux Günleri 2016

Standard

Merhabalar;
Harika geçen bir Özgür Yazılım ve Linux Günleri hakkında konuşmasam olmazdı. 2 gün boyunca katıldığım harika etkinlikler ve stand açan firmalar hakkında fikirlerimi paylaşmak istedim.
Öncelikle Özgür Yazılım A.ş. her zaman ki gibi müdavimi olarak bulunuyordu, kendileri hakkında detaylı bilgi alınabilecek kişiler yerlerindeydiler, henüz adını hiç duymadığınız sitesinden göz atmanızı tavsiye ederim.


Kartaca firması oradaydı, Kartaca firması bu yıl stajyer alımını yapacağını duyurmuştu, bunun üzerine takip ettiğim kadarıyla 2000-3000 civarı bir başvuru almıştı sadece kariyer.net’den . Burada da başvuru almaya devam ettiler 2 gün süresince.. Kendileriyle sohbet ederken kaç stajyer alımı yapacaklarını sordum, 4(dört)(four)(IV) kişi alacaklarını söylediklerinde büyük bir hüsrana uğradım. Madem sadece 4 kişi alınacak neden bu çapta bir duyuru yapılıp insanlara başvurmaları söyleniyor anlaşılmaz… Yine de kartaca firması da güleryüzlü bir ekibe sahip oldukları, açık kaynak felsefesine inandıkları ve geldikleri için teşekkür ederim kendilerine…


Bu sene üstteki iki firma dışında stand açan kesimler hep yeniydi, özellikle kadın yazılımcı ve Django Girls adında 2 grubu orada görmek gerçekten beni heyecanlandırdı. Bu sektörde kadınlara yer olmadığını düşünen kişilere inat oradaydılar, her ne kadar standa ilgi az olsa da herşeyin küçük adımlarla başladığını düşünürsek onlar da bir başlangıç yapmış oldular, bu hareketlerinden dolayı kendilerini kutlarım umarım zamanla katılımcı sayıları artar. Keşke kadın yazılımcılar zaman ayırıp bu tarz etkinliklerde boy gösterse, böylece daha geniş kitlelere ulaşabilme ve organize olabilse bu gruplar…


Aslında en ilginci LOL(League Of Legends)(Riot Games) ekibinin orada olması ve tanıtım yapıp tshirt dağıtmasıydı. Herhalde “Bu adamlar bilgisayar biliyorlar, bilgisayarlar biliyorlarsa kesin LOL de oynayanları vardır!” mantığını çıkartıp gelmişler, aslında çok da haksız sayılmazlar çünkü LOL tayfasına ilgi gerçekten büyüktü, kendileri takım arkadaşları da arıyorlarmış ayrıca.  Broşürlerini aldım, üzerindeki QR kodu ve içeriğini  aşağıda paylaşıyorum, ilgi duyanlar var ise görüşmelerini tavsiye ederim çünkü gelen kişiler pek dost canlısıydılar, sabırla insanlara yaptıkları işi tekrar tekrar anlatmaktan hiç yorulmadılar 2 gün boyunca 🙂 Hatta bir ara “Gel abi gel, Tshirt veriyoruz, gel sende al!” şeklinde bir pazar ağzı duyduğuma yemin edebilirim 🙂


LKD(Linux Kullanıcıları Derneği) bu yıl konuları biraz daha giriş seviyesinde tutmuş ya da konuşmacılar öyle denk gelmiş( ya da ben yumurtadan çıktım kabuğumu beğenmiyorum, konular bildiğim yerden geldi), her halükarda gayet anlaşılır ve birçoğu temel bilgi içeren ve güncel sunumlardı, özellikle Python Kivy semineri, BGA akademisi CEO’larından birinin (ismini hatırlayamadığım için beni affetsin, feribotta yazıyorum ve internetten bakma imkanım yok şu an) gelip sohbet havasında konuşması gerçekten eğlenceliydi.


Kristal adlı yeni çıkmış bir dili tanıtan bir arkadaşımız vardı, kendisi “kemal” adında bir framework yazmış, ona da ayrıca bakmanızı tavsiye ederim, kendisinin iddiasına göre (baya benchmark testleri ile gelmişti kendisi) neredeyse C kadar performanslı, Ruby’i tu kaka yapan bir framework olarak anlattı, bir gün ihtiyacım olursa mutlaka deneyeceğim. Doruk Fişek in NO-SQL ya da diğer adıyla Big Data sunumunda özellikle insanlar odadaki oksijen bitmesine rağmen kendisini dinlemek adına oksijensiz solunum modüllerini aktif edip dinlemeye devam ettiler 🙂
Hemen hiçbir sunumda dinleyicilerin 15-20 kişiden az olduğunu görmedim, üstelik gelen kitleden bilgili olup ekstra bilgi vererek sunuma yardım edenler  bile oldu 🙂
Sözün özü, bazı şeyler anlatılmaz yaşanır, bu etkinlikte onlardan birisiydi. Zamanı olan yazılımcıların hem güncel teknolojiler hakkında kolayca bir ön-fikir sahibi olmaları için, hem de diğer geliştiricilerle tanışmaları için kaçırılmaz bir fırsat bu tarz etkinler.
Gelecek yıl görüşmek dileğiyle, yapımda ve yıkımda emeği geçen herkese, İstanbul Bilgi Üniversitesine teşekkür ederim(bir dahaki sefere çay/kahve de ikram ederlerse gerçekten efsane olur),  umarım bu tarz etkinlikler çoğalarak devam eder ve daha fazla kişiye ulaşır.

banner

2015 Linux Yaz Kampı – PHP

Standard

Merhabalar;

17 günlük ağır ama eğlenceli bir kamp süresinin ardından fikirlerimi yazmasaydım, kampa ve katılan herkese haksızlık olmuş olurdu sanırım 🙂

15 gün boyunca günlük işleriniz tamamen askıya alınmışcasına tek birşeye odaklanıyorsunuz, o da seçtiğiniz kursun dersine. Sabah 9:30 da derse girdikten sonra 12:30 da gözünüzü açıyorsunuz, “hadi yemek yiyelim, 2 sohbet edelim” diye 2:00 ye kadar oyalanıyor, sonra bir daha derse başlıyorsunuz, 5:30’da tekrar ara veriliyor, akşam yemeğinin ardından 7:30’da ders başlayıp, normalde 9:30 da ders bitiyor ancak sınıfın durumuna bağlı olarak 10-11 civarı genellikle gün bitişi oluyor. (“genellikle”, Engür hocanın sınıfındaysanız canlı casino sıkı giyinin, zira bırakın 9:30’u o muhabbet 11 e rahat uzuyor)

Kampın belki de en güzel özelliği, insanlarının enerjik olması. Yani üniversitede/lisede herhangi bir sınıfa bırakın 12 saat eğitim vermeyi, 4-5 saat verildiğinde bile insanlar çökerken, burada insanlar 12. saatte bile gülüp/eğleniyor, hala o ekranllara bakıp birşeyler kodluyorlar. Ortamdanmıdır ya da not kaygısı olmayışındanmıdır bilinmez, yurda gittiğiniz de beynininiz oyun hamuru kıvamında olduğundan duş alıp yatabilecek kadar kişisel algoritma yazabiliyorsunuz, bir tık üstüne zorlayıp biraz da yurtta çalışayım derseniz artık beyin kendini korumaya alıyor ve kitlenebiliyorsunuz 🙂

Kampın bir diğer güzelliği, (belki de benim katıldığım 2 sene böyle olmuştur), insanlardaki muhteşem sıcaklık, yani 5 dakika önce tanımadığınız biri, 5 dakika sonra sohbet ettiğiniz ve kafanızın uyuştuğu biri halini alabiliyor, mesela:

https://twitter.com/linuxcu/status/630090636981633024/photo/1

Bu 2 arkadaş ile otobüste, çantalarımız münasebetiyle tanıştık, herkes yorgun yurda dönerken “beyler/bayanlar, linuxcuyuz o çantaları elbette taşıyacağız!” deyip, yaklaşık 10-15 laptop tehlikesi altında ezilmeyi göze alabiliyor insanlar 🙂 canlı casino Elbette kendileriyle sonradan sohbetimiz ilerledi ve harika insanlar.

Kampta hep ders mi oluyor?
“Elbette hayır” demeyeceğim, çünkü evet 🙂 Siz bilgisayar başında olup kod yazmayı ders olarak kabul ediyorsanız, yani okulda kod yazarken aklınızın bir köşesinde “bitse de gitsek…” duruyorsa, zaten kampta acı cekersiniz çünkü kamptaki ders veren insanların geneli “bilgisayar” ile alakalı konularda beyninizle futbol maçı yapacak derece de bilgili oluyor. (bknz: Engür Pişirici, Doruk Fişek, Mustafa Akgül ve ismini sayamadığım her hoca) Bir de bu bilginin getirisi, üniversitedeki hocaların sahip oldukları ego yerine öğretme arzusu olduğunda, ortaya günlük 12 saat ders veren, yazın en cafcaflı 15 gününü karşılıksız olarak hibe edip gelen  muhteşem insanlarla şölene dönüyor.

Bu kadar anlatıyorum ancak aksilik hiç mi yoktu?
300 kişinin bir ortamda olması demek elbette aksilikler olacak demek, mesela bu yıl yurt-okul arası erkek öğrenciler için hele de otobüscü abilerle tanışana kadar tam bir eziyet olabiliyordu. Sabah 160 kişi saat 9:00 ‘da bir durakda otobüs beklemeye kalkınca, haliyle Bolu Belediyesi olaydan ilk birkaç gün habersiz olduğundan 20 dakika otobüs bekleyip 3. otobüsün içerisinde fermantasyon yaparak 15 dakika geçirmişliğim var, tabii bu da bizim için ayrı bir zevklimiydi? şüphesiz, zaten ilk birkaç günden sonra otobüscü abiler ile anlaşıp sabah ard arda 3 otobüs gelmesiyle sorunu çözdük, akşam dönüşlerinde çaktırmadan rotalarından sapıp bizi yurdun kapısına kadar bırakan şoför abilerimize çok teşekkür ederiz, gaza gelip otobüsü diskoya çevirmelerinden bahsetmiyorum bile… 🙂

Peki 15 gün boyunca sabah akşam ders-ders-uyku-ders mi yaptık? Elbette arada bir geek havasında eğlenmekte kaçınılmaz oluyor :

https://twitter.com/linuxcu/status/630083617998434304/photo/1

https://twitter.com/SeymaSarigil/status/630449814698885120/photo/1

https://twitter.com/fthsrn/status/631873722333401088/photo/1

Elbette biraz da katıldığım kursdan bahsetmezsem Uğur ve Ömer hocama haksızlık olur, çılgın replikleri ve mimikleriyle Uğur Hoca’nın (sözde 2 günlük geldiği ) 15 günlük kamp süresince yaptığı türlü ekşınlarla dersin renklenmesi, gece 9:45 de biz dinlemekten yorulmuşken onun hala aynı enerjiyle bizlere birşeyler anlatma gayreti, Ömer hoca’nın “hekır” havası ve arada gaza gelip çatır çatır yazıp bizleri dumur etmeleri büyük eğlenceler. Maddi hiçbir beklentileri olmadan insanların buraya gelip yıllık tatillerini yeni beyinlere ayırmaları, öğrendiklerini aktarma gayretleri gerçekten takdir edilesi. Eğer yazın 15 gününüz varsa kesinlikle kampa gelmeli, bu ortamı yaşamalısınız. Kampa gelirseniz mutlaka hocalarla tanışın, Gerçi Uğur hocayla tanışmak için ek bir gayret sarfetmenize gerek yok, o sizi bulur. ortamda durmadan konuşan ve oraya buraya zıplamak suretiyle insanların “bu kim? .s” sorusuyla önce dumur olup sonra sohbete başladığı heyecanlı kişi kendisidir 🙂 .

Elbette burada yazdıklarım, yaşanılanların %1’i bile değil, ama umarım sizlere bir ön-fikir oluşturmuştur. Tekrardan tüm hocalarıma teşekkür ederim, bilhassa her konuştuğumda kendimi başka diyarlarda bulduğum Engür Pişirici’ye saygılarımı sunar, Linux Kullanıcıları Derneğine ve İNETD’ye böyle bir etkinlikte olmamızı sağladıkları için minnettarım…

Bir sonraki kampta (belki de bu sefer eğitmen olarak) görüşmek dileğiyle…

LYK2015-PHP